Birçok şehirden dumanlar yükselmeye devam ediyor. Yükselen dumanlar, ülkenin doğal zenginliklerini talan ederken "rant" iddiaları çoğalmaya başladı.




Unakıtan: Biz ormanları iyi işletemiyoruz, yanıyor.


soL (HABER MERKEZİ) Gündemden hiç düşmeyecek gibi görünen orman yangınlarıyla, ülkenin kaynakları yok olurken sadece son 3 gün içinde değişik bölgelerde çıkan orman yangınlarının dökümü şöyle:

8 Temmuz: Bartın'ın merkeze bağlı Abdipaşa beldesindeki çamlık alanda, Muğla'nın Datça ilçesine bağlı Reşadiye köyünde, Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde ve İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde,

7 Temmuz: Muğla'nın Marmaris ilçesinde gece saatlerinde 4 ayrı noktada, Ankara Eymir Gölü ormanlık alanında, Balıkesir Edremit ilçesi Kazdağları Milli Parkı'na birleşik orman alanında ve Aydın'ın Nazilli ilçesine bağlı Bayındır köyünde,

6 Temmuz: Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı Kemer beldesinde, Zonguldak'ın Ereğli ve Çaycuma ilçelerinde, Osmaniye'nin Düziçi beldesinde, Hatay Yayladağı mevkiinde, Ankara'nın Beypazarı ilçesine bağlı Karaşar beldesinde ve İzmir'in Torbalık ilçesindeki makilik alanda.

Dağlar, ormanlar… Ya kıyılar?
Kemer Turizmci İş Adamları Derneği (KEMİAD) Başkanı Ali Nail Kılıç, dün yaptığı yazılı basın açıklamasında, orman yangınlarını ve yangın helikopterlerini konu edindi.Kılıç, "Manavgat ve Olimpos'taki yangın söndürülmüştür ancak, Antalya üzerine oyun oynayanların dağlarımızı, ormanlarımızı rant aracı ve meta olarak görenlere gereken cevap verilmediği sürece Antalya'nın yangınları sönmeyecektir" dedi.

Kılıç, Türkiye'de orman yangınlarına en çabuk ve kısa sürede müdahale edilmesinde çok önemli bir unsur olan uçaklar konusunda vahim bir tablo mevcut olduğunu söyledi. "Türkiye'nin yangın söndürme helikopteri sayısı ise sadece 6 ve bazıları zirai ilaçlama uçaklarından modifiye edilmiş ya da Moldova gibi ülkelerden kiralanan uçaklar" şeklinde açıklamasına devam eden Kılıç'ın, "Devlete ait makam taşıtı sayısı bakımından dünya rekorunu elinden bırakmayan Türkiye, sıra en değerli varlıklarımızdan ormanlarımıza geldiğinde çok vahim bir tabloya sahiptir" demesi, son günlerin tartışmalı başlıklarından "zırhlı" araçlara dair bir imada bulunup bulunmadığı anlaşılamadı.

Ormanlar, dağlar ve denizlerimizin özel turizm sektörünün emrine verilmiş olması yetmiyor... Manavgat ve Serik yanarken uçuşan küllerin, bölgeye çok yakın olan ve golf sahalarıyla ünlü Belek'in çok yıldızlı otel havuzlarına ulaştığından, esen rüzgarın getirdiği dumanın müşterileri rahatsız ettiğinden söz ediliyor. Devlet yangın helikopteri alımı için göreve çağırılıyor. Yine, Antalya'da, 3 bine yakın taş ocağı ve maden ruhsatı verildiğinden hareketle turizmin zarar göreceği ifade ediliyor, devlet ve hükümet göreve çağırılıyor.

"Yandı mı... Ver özele, yeşillensin!"
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, dün, bir toplantıya katılmak üzere geldiği Bolu'da, basın mensuplarının Antalya'da çıkan orman yangınıyla ilgili sorularını cevaplandırdı. Türkiye'nin diğer ülkelere göre yangın söndürmede ve mücadelede başarılı olduğunu belirtti.

Eroğlu, ''Yanan alanlar kesinlikle ağaçlandırılarak muhafaza edilecek. Yanan orman alanının bir santimetrekaresini dahi işgal ettirmemiz mümkün değil" dedi ve ekledi: ''Alım garantili fidan yetiştiriciliğini teşvik edeceğiz." Özel ormancılığı geliştirmek istediklerini belirten Eroğlu, ''Ağaç üretmek isteyen özel sektör temsilcileri bizlere başvuruda bulundukları takdirde onlara yardımcı olacağız'' diye konuştu. Abant Tabiat Parkı'nın kongre ve turizm merkezi olması için çalışma yaptıklarını söyledi.

"Arkadaş onlar, konuşurlar!"

Basın mensuplarının Antalya'daki orman yangının ardından Orman Genel Müdür Yardımcısının kenelerle ilgili sözlerini hatırlatması üzerine Bakan Eroğlu, şöyle konuştu: "Ben bu yetkiliye sordum, böyle bir beyanatı olmadığı cevabını verdi. Yangın sırasında, arkadaşlar kendi aralarında konuşurken 'bari keneler öldü' şeklinde konuşma geçmiş. Olay bundan ibaret. Yani bir beyanat verilmiş değil. Bu arkadaşlarla konuşuldu, sadece ikili konuşmalarda böyle beyanatların geçtiği ifade edildi. Bu konu bazı kişilerin muhabbet sırasında konuşulan konu arasından bir cümlenin cımbızla çekilmesinden ibarettir.''

CHP'nin yaz ayları muhalefeti güncesinden…
CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, Türkiye'deki yangın söndürme uçaklarının sayısı ile bunlardan kaçının Türkiye'ye ait olduğunu sordu.

Köse, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, orman yangınlarına müdahale konusunda kullanılan araçlarla ilgili iddialara yer verdi.

Türkiye'deki yangın söndürme uçaklarının sayısını, kaçının kiralık olduğunu ve bunların yaşlarını öğrenmek isteyen Köse, ''THK gibi orman yangınlarını söndürmede uçakla müdahale edebilme gücüne sahip kuruluşumuzun uyarıları, Hükümetimiz tarafından neden dikkate alınmamıştır?'' diye sordu.

Kemal Unakıtan incelemişti, keserim diyor...
Unakıtan, Temmuz ayı başında, özel sektörün yapacağı hidroelektrik santrallerin temel atma töreninde, "Şimdi bakın ormanlara, devretmiştik milyonlarca hektar orman, nasıl işletiliyor. 'Siz çok iyi işletiyorsunuz.' Bana görev hiç iyi işletilmiyor. Özel sektörü sokun oraya. Gidin bakalım kuzey ülkelerinde özelleştirilmiş ormanlara bir bakın yani nasıl yapmış adamlar. Kanada'ya bakın nasıl yapıyor adamlar" demişti.

AKP'li Milletvekili Lokman Ayva, Temmuz ayı başında yapılan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısında, bir anekdotu toplantı bileşimiyle paylaşmış ve gülüşmelere sebep olmuştu. Lokman Ayva'nın ''Sayın Bakan ile koridorda karşılaştım. Kendisine, 'Beni, Maliye Bakanı olarak değil, Kemal Unakıtan olarak görün. Çünkü Maliyeci olarak görmek, sünnetçinin erkek çocuk görmesi gibidir' dedim'' sözleri üzerine Unakıtan, ''Sayın Lokma'yı her zaman görüyorum. Bu konuda da kendisiyle oturup, hesap yapacağız. Bizi de sünnetçi gibi görmesin'' demişti.

Kaynak